İstanbul'da yağmurlu/karlı havada taksiye binmek!

Hayatın İçinden bölümünde yazmak istediğim birçok şey var, ancak uzun zamandır bir türlü bu bölümle ilgilenmediğimi fark ettim. Yazmak istediklerim biraz bekleyecek, çünkü araya bu konu girdi.

Birkaç gündür yazmak isteyip, bir türlü tam karar verememişken bugün benzer muhabbeti yaşayınca artık yazmak şart oldu! Taksiciler ve keyifleri hakkında içimi dökmek istiyorum :) Mecidiyeköy'ün ortasında taksiye binmek için 10 dk. çabalayıp sonunda vazgeçip otobüse binince haftasonu olanların üstüne denk geldi!

14 Ocak 2012 Cumartesi günü, arkadaşlar ile Aksaray'da buluşmak için sözleştik. İstanbul'da yaşayan birçok insanın yaşadığı elektrik kesintisi sonucunda tramvay ve metro çalışmadığını Üsküdar'a varınca öğrendim. Yine de ısrarla Kabataş'a geçip tramvaya binmeyi denemek istedim. Kabataş'a geldiğimde elektrik hâlâ olmadığı için otobüse binmeye karar vermişken "elektrik geldi, tramvay çalışıyor" bilgisiyle tramvaya bindim. Birkaç dakikalık beklemeden sonra tramvay hareket etti. Ancak o kadar yavaş gidiyordu ki zamanında yetişemeyecektim. Bir yandan da ya elektrik kesilirse tekrar endişesi var tabii :) Karaköy durağında inip taksiye binmeye karar verdim. Vermez olaydım!

Buraya kadar ki kısım, uzun bir giriş oldu farkındayım ancak  asıl macera şimdi başlıyor :

Ulaşım için yeri ve zamanına göre kendi aracımı veya toplu taşıma tercih ediyorum. Açıkçası zorda kalmadıkça da taksiye binmek gibi bir niyetim olmuyor. Çünkü bugüne kadar o kadar çok macera yaşadım ki, toplu taşıma veya yerine göre yürümek daha iyi olabiliyor.  Ancak olayın geçtiği gün geç kalmamak için binmem gerekti. Fakat taksiciler nedense bu konuda benimle aynı fikirde değildi!

Karaköy'de köprüye yakın bir noktada taksi beklerken kaç taksiye el kaldırdıysam bir kısmı çalışmıyorum dedi, bir kısmı garip işaretler ile gitmek istediği yönü söyledi. Duran birkaç tanesi de gitmek istediğim yönü beğenmeyip devam etmeyi tercih etti. Benim gibi birçok kişi taksi beklerken havayı ve trafiği bahane edip taksicilerin yolcu almaması sinir bozucuydu...

Yaklaşık 10 dakikalık bir uğraştan sonra insaflı bir taksiciye denk geldim. Bu arada tramvay da yolun çoğunu gitmişti muhtemelen. Keşke inmeseydim :) Neyse, taksici hiç itiraz etmeden yol almaya başladı. Hızlıca muhabbete girip durumu kısaca anlattım. Anlayışlı taksiciden :) "abi niye böyle yapıyorlar anlamıyorum!" şeklinde bir karşılık almak o an iyi geldi. O gazla "almayanlara söylecek çok lafım var!" deyince karşılık olarak "istediğini söyle, haklısın" cevabı daha da güzel oldu :)

Uzun lafın kısası; İstanbul'da taksiye binmek, özellikle de yağmurlu ve karlı havalarda gerçek bir işkence! Normal zamanda yolda yürürken korna veya selektör ile sürekli taciz eden sevgili (!) taksicilerimiz ne hikmetse bu tip havalarda keyiflerince ve istedikleri gibi davranmayı alışkanlık edinmişler. Aslında bir nevî amme (kamu) hizmeti de olan ve özellikle böyle zorlu koşullarda daha da önem kazanan bu işin birilerinin keyfine bırakılmaması gerektiği. Ancak her nasılsa böyle davranışlar olabiliyor. 

Tüm bu yaşadıklarımdan sonra bu konudaki tespitim : taksicilerin bu işi genelde keyiflerince yaptığı, bir şekilde vatandaşı düşünmeden keyfi davranarak da para kazandıkları için  vatandaşa hizmet boyutunu atlıyor oldukları. Umarım bir gün birileri gerçekten bu sorunlara el atar ve vatandaşı bu durumdan kurtarır!

Not : O gün o kadar çok taksi almadı ki, hiçbirinin plakasını kaydedemedim. Dolayısıyla şu an bir şikayette bulunamıyorum. Ancak taksi şikayetleri için İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın web sitesindeki Öneri ve Şikayetleriniz bölümünü buldum. Buradan sorun yaşanılan taksiler ile ilgili şikayette bulunmak mümkün. Geri dönüşler de var girilen şikayetler ile ilgili. 

Taksilerin bu odaya kayıtlı olup olmadıklarını sorguladıktan sonra giriş yapmakta fayda var. Sitede plaka sorgulama bölümünden bu işlem yapılabiliyor. Bu odaya kayıtlı olmayan taksileri ise İBB TUHİM (Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü)'e 0212 453 78 92 veya 0212 453 78 78 no'lu telefonlardan veya [email protected] adresinden şikayet etmek mümkün.

Son olarak bu kadar şikayetten sonra; işini doğru düzgün yapan,  müşterisine ve diğer insanlara saygılı taksicilerin de var olduğunu unutmayalım! Onların sayısının artmasını dileyerek de bu yazıyı sonlandırayım :)

 

Comments

Comments (2) -

Ahmet Ongun
Merhabalar,
Bir taksici çocuğu olarak bu yazınıza cevap vermek istedim. Benzer sorunlarla benimde karşılaştığım oluyor ancak İstanbul güzel olduğu kadar yaşamasıda bir o kadar zor ve pahalı bir şehir. Taksicilerin geneli yövmiye sistemi ile çalışıyor saat 14:00 ve 02:30 arası 100 TL yövimiye ve yaptıkları yolun gazını ödüyorlar (her gün minimum 50 TL gaz ücreti) bu kadarı gider olan bir iş yapıyorlar , tam adam gibi para kazanacakları zamanlarda sizden kazanacakları 10 TL için belkide 40-50 TLlik iş kaçırıyorlar veya saatlerce trafiğin ortasında kalıyorlar siz kafanıza göre arabadan inip gidebiliyorsunuz hatta üstüne şikayette bulunabiliyorsunuz ve cezasız kalmıyor... Peki onlar? Bu işi yapanlar genelde emekliler yani 50-55 yaş üstü çocuk okutanlar , yeni yasa ile beraber artık bu işi yapan sigortalı emekliler , ayrıca sigortaları olmasına ragmen her ay 315 TL sigorta primi ödeyip birde üzerine yetmediği için tekrar çalıştıkları emekli maaşından 211 TL kesinti yapılacak biliyor muydunuz ? Herkesin şikayetçi olduğu bu taksicilerin dertlerini dinleyenlerde var mı acaba ? Mesela gasp edilip öldürülen ,darp edilip çalışamaz hale gelen ,"beni arabasına almadı " diye şikayet ettikleri o taksicilere sırf sizi arabasına almadığı için 75 TL ceza kesildiğini ve o 75 TL yi bir taksici günde neredeyse 12 saat direksiyon sallayarak kazanıyor. Kısaca sürücüler keyiflerine göre değil ihtiyaca göre davranıyorlar sizde o havada taksilerin durmayacağını biliyorsunuz keşke insanların bu huyunu şikayet etmek yerine telefonunuzdan en yakın taksi durağına bakmayı tercih etseydiniz.Lütfen bu kadar acımasız olmayın Mutlu günler
MuammerBenzes
Öncelikle şikayet etmek gibi bir özgürlüğüm var ve bunu burdan yapmak da özgürlüğüm. Yazıda da belirttiğim gibi işini doğru ve düzgün yapanlara lafımız yok! Tabii ki siz de söyleyebileceklerinizi söyleyebilirsiniz. Ancak müsaadenizle cevap vereyim :

"Taksicilerin geneli yövmiye sistemi ile çalışıyor saat 14:00 ve 02:30 arası 100 TL yövimiye ve yaptıkları yolun gazını ödüyorlar (her gün minimum 50 TL gaz ücreti) bu kadarı gider olan bir iş yapıyorlar"
Bunu bilmiyor değilim, ancak bu kimseyi haklı duruma çıkartmıyor. Bu şekilde çalışan taksiciler bu şartları kabul etmiyorlarsa benim diyeceğim bişey yok.

tam adam gibi para kazanacakları zamanlarda sizden kazanacakları 10 TL için belkide 40-50 TLlik iş kaçırıyorlar veya saatlerce trafiğin ortasında kalıyorlar
Nereden biliyorsunuz trafiğin ortasında kalacağınızı? Peki bilen biliyor ve almıyor diyelim, o zaman diğer alanlar enayi midir diğerlerinin gitmediği tarafa giden müşteriyi alarak?


Herkesin şikayetçi olduğu bu taksicilerin dertlerini dinleyenlerde var mı acaba ? Mesela gasp edilip öldürülen ,darp edilip çalışamaz hale gelen ,...
Bu konuda haklısınız ancak buna çözümü vatandaş değil, ilgili kurum ve kuruluşlar bulmalıdır. Bu konu benim söylediklerim ile ilgili değil.

"beni arabasına almadı " diye şikayet ettikleri o taksicilere sırf sizi arabasına almadığı için 75 TL ceza kesildiğini ve o 75 TL yi bir taksici günde neredeyse 12 saat direksiyon sallayarak kazanıyor.
Her için kuralı, kaidesi ve cezası varsa, bu işin de olmalı. Aksi halde düzeni sağlamanız mümkün olmayacak. Bunca cezaya rağmen yine de  müşteriyi almayan taksici varsa o cezayı da ödeyecektir.

sizde o havada taksilerin durmayacağını biliyorsunuz keşke insanların bu huyunu şikayet etmek yerine telefonunuzdan en yakın taksi durağına bakmayı tercih etseydiniz
Taksicilerin durmayacağını bilmek gibi bir konu yok. Ben müşteri olarak taksiye el kaldırıp binmeye çalışırım. Almıyorsa bu onun problemi, alıp almayacağı kararını takip edemem. Almıyorsa cezasını çeker.
Telefonum var mı, varsa da böyle bir özelliği var mı? Sadece ben değilim bu sorunu yaşayan. Herkesin en yakın taksi durağını arayacak cihazı ve imkanı var mı sizce? Siz lütfen empati yapıp müşteriyi düşünün.